Phoenix Restorations olarak klasik Land Rover Defender ve Series modellerinin restorasyonu ve dünya çapında ihracatı üzerine uzmanız. Türkiye’de bulunan restorasyon tesisimiz sayesinde nadir proje araçlarına kolay erişim sağlayabiliyor, klasik Land Rover ruhunu modern dayanıklılık ve sürüş güvenilirliğiyle birleştiren araçlar üretebiliyoruz.
Amerika’daki operasyon ağımız ve Avrupa’daki iş ortaklarımız sayesinde araçların restorasyonundan uluslararası teslimat sürecine kadar müşterilerimize uçtan uca destek sağlıyoruz. İster restore edilmiş bir Defender 110, ister klasik bir Land Rover Series modeli, ister tamamen kişiye özel bir Defender projesi arıyor olun, amacımız bu araçların karakterini korurken onları uzun yıllar kullanılabilecek hale getirmek.
Phoenix Restorations’ın kurucusu Philippe Berk De Andria, İtalyan ve Türk köklerine sahip olup hayatının büyük bölümünü Toronto, Kanada’da geçirmiştir. Klasik otomobillere olan ilgisi ve farklı ülkelerde edindiği bakış açısı, şirketin restorasyon anlayışının temelini oluşturur.
Phoenix Restorations’ın yaklaşımı yalnızca bir aracı yenilemek değil; o aracın karakterini, mekanik hissini ve tarihini koruyarak onu yeniden kullanılabilir hale getirmektir. Bizim için klasik Land Rover araçları garajda beklemesi gereken koleksiyon objeleri değil, sürülmesi ve deneyimlenmesi gereken mekanik makineleridir.
Türkiye, Land Rover Defender üretimi konusunda oldukça özel bir geçmişe sahip. Koç Holding bünyesindeki Otokar tarafından yıllarca askeri ve hizmet tipi Defender üretimi yapılmış olması sayesinde bugün hâlâ ulaşılması zor proje araçlarına erişim sağlayabiliyoruz.
Restorasyon projelerimizde sıkça kullandığımız modeller arasında:
yer alıyor.
Ayrıca Türkiye’nin coğrafi konumu sayesinde Yunanistan ve Gürcistan gibi çevre ülkelerden de proje aracı tedarik edebiliyoruz.
İyi restore edilmiş klasik Land Rover araçları yalnızca keyif amaçlı değil, aynı zamanda koleksiyon ve yatırım değeri taşıyan araçlar olarak da görülüyor. Türkiye’deki üretim ve restorasyon avantajımız sayesinde birçok Avrupa ve Amerika merkezli restorasyon firmasına kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlerle yüksek kaliteli restorasyonlar sunabiliyoruz.
Her proje iki temel kriterle başlıyor:
Motor her ne kadar tamamen rektefiye edilse de, restorasyon öncesinde motorun çalışır durumda olması bizim için önemli bir başlangıç kriteridir.
Araç restorasyona alındıktan sonra tamamen sökülerek çıplak şase haline getirilir. Kaporta, yürüyen aksam, diferansiyeller, süspansiyon sistemi, şanzıman ve tüm mekanik parçalar tek tek ayrılarak incelenir.
Phoenix Restorations’ın ana uzmanlık alanı şaseden tam kapsamlı Land Rover restorasyonlarıdır. Ancak her müşterinin kullanım amacı, beklentisi ve bütçesi farklı olduğu için bazı projelerde kısmi restorasyon çözümleri de sunabiliyoruz.
Bu süreçler tamamen aracın kondisyonuna ve müşterinin hedeflerine göre değerlendirilir. Bazı müşteriler tam şase restorasyonu tercih ederken, bazı projelerde yalnızca mekanik yenileme, kaporta toplama, yürüyen aksam restorasyonu veya iç mekân yenilemeleri önceliklendirilebilir.
Amacımız her projede mümkün olan en doğru restorasyon yaklaşımını belirlemek ve aracın karakterini korurken uzun ömürlü ve güvenilir bir sonuç ortaya çıkarmaktır.
Şase önce kumlamaya alınarak pas, boya ve yüzey korozyonundan tamamen arındırılır. Ardından gerekli görülen noktalarda kaynak ve güçlendirme işlemleri yapılır.
Sonrasında şase sıcak daldırma galvaniz işlemine girer. Bu işlem sayesinde şase erimiş çinko ile kaplanarak uzun yıllar paslanmaya karşı korunur.
Galvanizli şase, özellikle klasik Land Rover restorasyonlarında uzun ömürlülük açısından en önemli unsurlardan biridir.
Şase galvanize girerken tüm mekanik parçalar da restorasyondan geçer.
Akslar, diferansiyeller, süspansiyon parçaları ve diğer yürüyen aksam elemanları temizlenir, kumlanır ve statik boya ile yeniden kaplanır. Projeye göre manuel şanzıman restorasyonu veya otomatik şanzıman dönüşümü uygulanabilir.
Sık kullandığımız motor seçenekleri arasında:
yer alır.
Motorlar tamamen sökülerek honlama, yatak kontrolü, conta değişimleri, temizlik ve yeniden toplama işlemlerinden geçirilir. Amaç motoru mümkün olduğunca fabrika çıkışındaki performansına yaklaştırmaktır.
Şase ve yürüyen sistem tamamlandıktan sonra kaporta toplama süreci başlar.
Kurtarılabilecek durumdaki parçalar restore edilir. Standartlarımızı karşılamayan paneller ise yurtdışına da üretim yapan güvenilir tedarikçilerden sıfır olarak temin edilir.
Montaj öncesinde:
Sonuç olarak ortaya klasik Land Rover karakterini koruyan ancak çok daha dayanıklı, güvenilir ve kullanılabilir bir araç çıkar.
Phoenix Restorations olarak Türkiye başta olmak üzere, Amerika, Avrupa ve farklı ülkelerdeki müşterilerimize hizmet veriyoruz. Araç tedariğinden restorasyona, ihracat işlemlerinden uluslararası teslimata kadar tüm süreç boyunca destek sağlıyoruz.
İster restore edilmiş bir Land Rover Defender 110, ister kişiye özel bir Defender projesi, ister klasik bir Land Rover Series restorasyonu arıyor olun, hedefimiz uzun yıllar keyifle kullanılabilecek araçlar üretmek.
Her araç özenle seçilir, detaylı şekilde restore edilir ve yeniden yollara dönmesi için hazırlanır.